kedi hastalıkları Arşivi

Kediler ve Köpeklerde Alerjik Bronşit

Kediler ve Köpeklerde Alerjik Bronşit

Kediler ve Köpeklerde Alerjik Bronşit

Kediler ve Köpeklerde Alerjik Bronşit

Köpeklerde kan yolu veya solunum ile alınan alerjen etkenlerinin uyarımı sonucu bronşlarda gelişen alerjik reaksiyon olarak tanımlanabilir. Yani hava keseciklerinin enfeksiyonu ve ödemleşmesi. Her yaş gurubunda ortaya çıkabilir fakat köpeklerde kedilere göre daha sık görülür. Kedilerde alerjen oluşturan etmenler duman, toz, küf soluma sonucu alerjik reaksiyon oluştururlar. Köpeklerde ise toz, küf, sigara dumanı, spreyler, kalp kurdu enfeksiyonları bu tür reaksiyon gelişmesine neden olur.

Klinik bulgular: Kedilerde bronşlarda daralma hırıltılı solunum burun akıntısı, aksırmalar, göğüs kafesinin normalden fazla genişlemesi gibi bir görünümün oluşması. Bazı ağırlaşan durumlarda ayağa kalkmak istemem ve sürekli uyuma halleri görülebilir. Köpeklerde ise egzersiz ile birlikte görülen kuru öksürük ve hırıltılı solunum dikkati çeker. Öksürükler kurudur ama bazen nöbet şeklinde görülür. Solunum güçlüğü nefes nefese kalma ve çabuk yorulma diğer semptomlar arasında yerini alır. Hastalığın teşhisinin koyulmasında klinik bulgular önemlidir. Klinik bulgulara yardımcı olarak akciğer röntgenin çekilmesi bronşlarda ki hasarın varlığının ortaya konmasında yardımcı olur.

Vücuda giren alerjenler önce hafif daha sonra giderek artarak etkisini gösterirler. Bu alerjenlerden bazıları; Mevsim değişikliği, yeni kedi kumu, sigara, yangın dumanı, halı tüyü, deodorant, ve çeşitli temizlik maddeleri ile temasın hastalık belirtileri ile ilişkisi araştırılır. Hastanın yaşam şartlarında ve koşullarında son zamanlarda ki değişimler düşünülür.  Hastanın kullandığı kuru mama, kedi kumu  en ince detayına göre araştırılır. Evde yaşayan kedi ve köpeklerde genellikle sigara dumanı ve yoğun temizlik maddelerine karşı gelişen alerjenler bu tür rahatsızlıkların görülmesinde etken olmaktadır.

Tedavi için öncelikle hangi maddelerden sonra ve hangi zamanlarda bu tarz klinik belirtilerin görüldüğünü saptamak hasta sahibi için çok önemli bir detaydır. Öncelikle altta yatan asıl sebep bulunur ve onun üzerinden tedavi süreci başlarda daha sonra desteklemek adına hekimin tercihine kortizon tedavileri uygulanabilir. Akciğerde ki ödemin önüne geçmek için balgam söktürücüler ve antibiyotiklar kullanılabilir ama belirttiğim gibi en önemlisi asıl nedenin ortadan kaldırılmasıdır. Gerekirse alerjenleri azaltılmış köpek kuru mamasına geçiş hekim tarafından önerilebilir.

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

Kedilerde Diabetes Mellitus (Diyabet)

Kedilerde Diabetes Mellitus (Diyabet)

Kedilerde Diabetes Mellitus (Diyabet)

Kedilerde Diabetes Mellitus (Diyabet)

 

Hiperglisemi ve ketoasidozis görülen ; protein, karbonhidrat ve yağ metabolizmasının etkilenmesi ile ortaya çıkan bir hastalıktır. İnsüline bağlı olmayan diyabetin görülme nedenleri çoğunlukla multifaktöriyeldir. Hastalığın görülmesinde genetik faktörler , obezite, cinsiyet ve kısırlaştırma işleminin rolü büyüktür.  Son 10 yılda evde bakılan kedilerin fiziksel aktivitelerinin azalması sonucu kilo artışı görülmekte ve diyabet hastalığının görülme oranı %70 civarında artmıştır. Hastalık genellikle 7 kilonun üzerinde ve 8 yaşından büyük kısırlaştırılmış kedilerde görülme oranı yüksektir. Bir takım kaynakta erkek kedilerde daha sıklıkla görülürken diğer kaynaklarda dişilerde sık görüldüğü söylenmektedir. Diabetus mellitus burmese ırkı kedilerde birkaç kat daha fazla görülmektedir. Ayrıca obez kedilerde insülin rezistansı nedeniyle diğer kedilere oranla hastalığın görülme oranı 4 kat daha fazladır.  Diabetus mellitusun birkaç tipi vardır . Küçük hayvanlarda en sık görüleni tip 2 dir.

Klinik belirti olarak çok sık idrara çıkma ,çok fazla su içme, aşırı yemek yeme ve kilo kaybıdır. Diyabetli kediler de savunma hücrelerinin azalmasına bağlı ayaklarda güçsüzlük, atlayıp zıplayamama, otururken veya kalkarken  ayak bileğinden basış görülebilir. Kedilerde tam olarak insülin yetersizliği görülmediğinden, diyabet tanısı konulmuş kedilerin sadece %20 sinde insülinlerin parçalanması görülür.

Tedavi kısmında klinik belirtilerin giderilmesi için diyabete bağlı sorunların ortadan kaldırılması gerekmektedir.  Tedavi uzun ve meşakkatli olacağı için hasta sahibi iyice bilgilendirilmeli ve yapılması gerekenler aktarılmalıdır. Tedavi de uygun serumlar doğru bir şekilde uygulanır. Ayrıca İnsülin ve diyet tedavisi ile de mutlaka desteklenmelidir. İnsülin tedavisi önerilen kedi sahiplerine insülin markası ve etken maddesine göre farklılıklar göstererek ortalama günde 12 saat arayla uygulamaları tavsiye edilir.  Diyet olarak yapılması gerekenler kan glikoz düzeyinin dengelenmesi için gıda alımı düzenlenir. Kediler köpeklere göre daha fazla protein içerikli gıdalar ile beslenirler. Dolayısıyla yüksek protein , düşük karbonhidratlı diyetler şeker yükselmesinin önüne geçecektir.  7 yaşın üzerinde ki bir kedinin günlük kalori ihtiyacı 45-60 kaloridir Kilolu kedilerde diyetteki enerji miktarı azaltılarak kilo takibi sağlanmalıdır. Diabetus mellitus teşhisi konulmuş kedilerin evde hazırlanan gıdalar ile beslenmesi bu diyet oranını tam anlamıyla yakalayamaz bu sebeple veteriner diyetleri diyabet hastalığı tedavi ve tedavi sonrasında kullanılan özel kedi kuru mamaları veya kedi konserve mamaları tavsiye edilmektedir.

Veterner Hekim Mehmet KOÇ

Kediler ve Köpekler Kaç Yaşında Hastalanırlar? Veteriner Hekime Ne Sıklıkla Kontrol Ettirmeliyiz?

kediveköpek-4

kediveköpek-4

Kediler ve Köpekler Kaç Yaşında Hastalanırlar? Veteriner Hekime Ne Sıklıkla Kontrol Ettirmeliyiz?

Kediler ve köpekler kaç yaşından sonra hastalıklar için risk taşırlar? Ne sıklıkla veteriner hekime kontrol ettirmeliyim?

Evcil hayvanınızı ilk aldığınız andan itibaren aslında hiç büyümeyecek ve devamlı bakılması gereken bir çocukla ilgileneceğinizin farkında olmalısınız. Kediler ve köpekler ihtiyaçlarını çeşitli hareket ve davranış yoluyla aktarmaktadırlar. Bu yüzden onu devamlı gözlem ve ilgi altında tutmanız kontrol etmeniz bir hayli önemlidir. Kediniz ve köpeğiniz yavruluk döneminden itibaren ilk aşılamalar için veteriner hekim kontrolünde muayenesi ve takibi sağlanmaktadır. Bu dönemde kedinizin veya köpeğinizin aşıları düzenli takip edilerek tamamlanmaktadır. Aşıları tamamlandıktan sonra bu hayvanlar bu hayvanlar çoğunlukla özel enfeksiyöz hastalıklara karşı bağışıklıkları sağlanmış olur. Ayrıca bu aşıların tekrar prosedürleri de devam etmektedir ve bu süreçte veteriner kontrolü de sizin şikayetleriniz ve hekiminizin gözlemlemesi doğrultusunda yapılmaktadır.

 

Evcil dostunuzun yavruluk döneminde ihtiyaç duyacağı besinler ve vitaminler normal hayatında ihtiyaç duyduğundan bir buçuk kat daha fazladır. Bu sebeple evcil hayvanınızı uygun şartlarda , içeriği tam ve eksiksiz hazırlanmış profesyonel seri yavru köpek maması ve yavru kedi maması ile beslemelisiniz. Bu süreçte iyi bakılan ve beslenen hayvanlarda ileride görülebilecek soruların bir çoğunun önüne geçersiniz. Tabi ki bazıları çıkacaktır işte ben ev yemeği veriyorum bir şey olmuyor tabi ki o anda hiçbir şey olmaz bu bizim yaşamamızda da öyledir sağlıksız gıdaları yeriz bir süre sonra vücut alarm vermeye başlar.

 

Kedi ve köpeklerde bakım ve besleme şartları göz önünde tutularak 5-6 yaşından sonra genellikle böbrek, kalp ve karaciğer gibi organlarının kontrolü ve tetkikleri düzenli olarak yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu yaşlarda yapılan sağlık kontrolleri evcil dostunuzun daha uzun süre yaşaması için büyük önem arz etmektedir. Ayrıca bu yaşlarda kısırlaştırılmayan kedi köpeklerde genel risk faktörleri açısından büyük önem taşımaktadır. Dişilerde rahim iltihabı , meme tümörlerinin görülme olasılığı kısırlaştırılmamış bu hayvanlarda yüksektir. Erkeklerde ise testis kanserleri görülebilmektedir. Aynı zamanda herhangi bir ilacı düzenli kullanmayan kedi veya köpeklerinde 6 ayda 1 genel sağlık taramasından geçmesi gerekmektedir.

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

Kedilerde Sivilce ve Siyah Nokta Çıkar mı?

kedi sivilce

kedi sivilce

Kedilerde Sivilce ve Siyah Nokta Çıkar mı?

 

İnsanlarda olduğu gibi kedilerdede sivilce ve siyah nokta çıkabilir. Peki neden kedilerde sivilce ve siyah nokta çıkıyor olabilir. Kedinizin yüzünde veya vücutlarının değişik bölgelerinde sivilceler çıkabilir. Bu tip cisimler kedinize herhangi bir ağrı veya sızı vermez. Sivilciler sadece genç kedilerde çıkmaz, kedilerin yaşının hiç bir önemi yoktur, yaşlı kedilerde’de çıkabilirler.

Sivilcileri ortadan kaldırmak için nasıl bir tedavi uygulayabiliriz?

Kedilerde sivilce kozmetik bir hastalıktır, bu hastalık devamlı tekrarlamaktadır. Kontrol altında tutup tebbirler alarak tedavi etmeniz gerekmektedir. Genelde alt ve üst dudakta asemptomatik kamedonlar vardır. Enfeksiyon varsa püstüller oluşturabiliyor. Ciddi hastalıklarda çene etrafındaki cilt kalın ve edematöz (şişmiş) hale gelebiliyor. Bu hastalık diğer kedi hastalıkları ile karıştırmamalıdır, kesinlikle veteriner hekiminizin önerileri ile tedavi edilmesini öneriyoruz.

Veteriner hekim McCormick-Rantze’ye göre hafif akciğer sivilcesi olan vakalarda yani henüz enfekte olmamış kedilerde, akne pedleri ve ilaçlı şampuanlarla tedavi edilmesi mümkündür. Eğer yara bölgesi enfeksiyon kaptı ise, tedavi olarak 3 ile 7 hafta boyunca antibiyotikler kullanmak gerekebilir. Ayrıca enfeksiyon kapan yerleri antiboyotik sabunu, hidrojen peroksit, seyretilmiş iyot, seyretilmiş epsom tuzları ve tropikal a vitamini ile hafifçe temizleyebilirsiniz. Durumu daha ciddi vakalarda benzoil peroksit veya klorheksidin içeren merhemler, jeller ile cildi temileyebilirsiniz. Dermalit sorunlarını azaltmak için plastik mama kabı ile yemek ve su veriyorsanız bunu seramik mama kabı veya metal mama kabına dönüştürebilirsiniz. Plastik mama kabları gözeneklidir ve bakterileri barındırabilir. Bu bakteriler kedinize bulaşabilir. Feline akne’nin neden ortaya çıktığı bilinmemektedir. Kedinizin strese girmesi veya sahipleri ile olan ikili iletişimleri olabilir. Bunlar dışında sağlıklı beslenmediği takdirde bu hastalıklara yakalanabilirler. Bu tip durumlar ile karşı karşıya kalmamak için size önereceğimiz şey kuru kedi mamasını sağlıklı ve güvenilir markalar tercih etmenizdir. Profesyonel kedi mamaları kedinizin günlük bütün vitamin ihtiyaçlarını karşılayacağını unutmayınız.

Bu hastalıklar ile ilgili tedaviye başlamadan önce önerdiğimiz gibi kesinlikle veteriner hekiminize danışın ve gerekli testleri yaptırın. Bu hastalık kedinizin ilerleyen yaşlarda sorun yaşamasını sağlayacaktır. Tedavi süresinde sabırlı olmanızı ve kedinizin tedavisini dikkate almanızı öneririz. Kedinize ve size hastalık konusunda bol şans diliyoruz.

Kedi ve Köpeğim Sık Sık Cinsel Organını Yalıyor, Sebebi Ne Olabilir? Neler yapmalıyım?

kedi ve köpek-2

kedi ve köpek-2

Kedi ve Köpeğim Sık Sık Cinsel Organını Yalıyor, Sebebi Ne Olabilir? Neler yapmalıyım?

 

Köpekler ve kedilerin salyalarında ki özel yapılı mukus ve dillerinin zımpara yapısında olması kendilerini yalayarak temizleme içgüdüsel davranışını ortaya çıkarmıştır. Bu şekilde kendilerini temizlerler bazı pire kene ve kirden arındırırlar. Bu şekilde vücudunun her yerini yalayacağı gibi genital organlarını da yalayabilmektedir. Bu patolojik bir durum değildir vücudunun herhangi bir bölümü gibi yalarlar ama yine de diğer bölgelere göre her zaman genital bölgeleri daha fazla yalarlar bunun nedenlerinden başta idrar ve dışkının bu bölümden yapılıyor olması gelmektedir. Ancak bu bölgeleri sıklıkla yalayıp, kaşımaları, ısırmaya çalışmaları bazende tırmalamaları vücutta bir takım sorunların olabileceğini akla getirmektedir.

Kediler köpeklere göre kendilerini daha çok yalayarak temizlemektedirler ve bu davranışı sıklıkla yapmaktadırlar. Özellikle kedilerde genital bölgeyi çok yalamasının birkaç farklı sebebi olmaktadır. Kedilerde idrar yolu enfeksiyonları veya idrar yolu tıkanıklıklarında çok fazla görülen bir davranıştır.  Bu durumda tıkanıklığı yaratan şey idrar yolu kristalleri veya enfeksiyona bağlı bir tıkanıklık düşünülmektedir. Bu durumda kediler sık sık idrar yapma pozisyonu alır fakat idrar yapamaz, kumuna giderek kumunu karıştırır, sürekli kumuna girip çıkar veya idrar yaparken ağrı duyar miyavlamaları hissedersiniz. Hatta bazı durumlarda koyu sarı renk idrar veya kanlı idrar bile gelebilmektedir. Bu durumda hemen veterineriniz ile irtibata geçiniz. Ayrıca ergin hale gelen erkek ve dişi kedilerde de bu davranışın yaptığı gözlenmektedir.

Köpeklerde bu davranış tıkanıklıklardan dolayı olabileceği gibi daha çok erişkin hale gelme çiftleşme arzusu nedeniyle yapılmaktadır. Hatta bazı hasta sahipleri tarafından penisin ucundan zaman zaman beyaz,sarı, yeşilimsi bir akıntının geldiği ve onu sürekli yaladığı şikayetiyle gelmektedir. O gelen akıntı aslında normal ergin hale gelmiş erkek köpeklerde çiftleşme arzusu nedeniyle penisden gelen prepüsyal akıntıdır. Dişi köpeklerde ise östrus evresinde (kızgınlık) vulvadan gelen kan ve çeşitli akıntıları yalama durumu söz konusudur. Fakat burada ayırt edilmesi önemli kısım kısırlaştırılmamış 5 yaşın üzerindeki dişilerde östrus evresinde olmadığı halde vulvadan bir akıntı geliyorsabu rahim iltihabı olacağı şüphesini doğurur bu durumda ise vakit kaybetmeden veterineriniz ile irtibata geçmelisiniz.

 

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

Kedilerin Alt İdrar Yolu Hastalığı (Flutd)

 

kedi FLUTD

kedi FLUTD

KEDİLERİN ALT İDRAR YOLU HASTALIĞI (FLUTD)

Kedilerin alt idrar yolu hastalığı (flutd) spesifik bir hastalık olmaktan ziyade kedilerin idrar kesesini veya üretrasını etkileyen durumları tanımlamak için kullanılır. FLUTD sebep olan faktörlerin klinik belirtileri çok benzerdir ve ileri diagnostik tetkikler yapmadan tam olarak altında yatan sebebi bulmak bir hayli zordur.

Birçok hastalık alt idrar yollarını etkileyebilirken hiçbir sebep yokken de bu sorunlar görülebilmektedir.  Alt idrar yolları hastalığını olan flutd a neden olan etmenler şu şekilde sıralanırlar. İdrar taşları; struvit ve kalsiyum oksalat en çok görülen idrar taşlarıdır. Mikroskop yardımı ile bu taşların varlığı kesin olarak kanıtlanmaktadır.  Bakteriyel enfeksiyonlar ,bakteriyel sistit de alt idrar yolları problemleri oluşumu riskini arttırıcı faktörler arasında yerini almaktadır. Üretral tıkaçlar daha çok erkek kedilerde karşılaştığımız bu durum idrar kesesi içinde ki epitel dokunun döküntüsü sonucu görülmektedir.  Anatomik olarak üretra çapında ki daralmalar ve bu durumda idrar geçişi zorlaşır. Yaygın olmamakla birlikte tümörlerde flutd a neden olan sebepler arasında yerini almaktadır. Nedeni belli olmayan sistit vakalarında aşağı üriner sistem bozukluklarına neden olan en büyük etken arasında yerini almaktadır.

FLUTD Klinik belirtiler genellikle birden çoktur.  Zor veya ağrılı idrar yapma , kum kabına gitmede sıklık, kum kabına gidip eşeleyip yapmadan çıkma, idrarda kan , kum kabının dışında idrar yapma, genital bölgeyi aşırı yalama, aşırı sinirlilik ve huzursuzluk, idrar kesesi kanalının tıkanmasına bağlı olarak idrar yapamama gibi nedenler sıralanır. En çok risk taşıyan kediler ise; Aşırı kilolu kediler, erkek kediler, kısırlaştırılmış kediler, az su tüketenler, az egzersiz yapan kediler olarak sıralanır.

Kediler Flutd Tedavisi  öncelikle altta yatan ana sebep bulunur ve onun tedavisi yapılır. Genel olarak su tüketimini arttırmak bunun için konserve mamalardan destek alabilirsiniz, kedi konserve mamaların su oranları %70 civarında su içermektedir, bunun dışında et ve tavuk haşlama suları da kedileri cazip kılar. Kedinizin tüm stres faktörlerini ortadan kaldırmalısınız bunun için kedi kumunuzu sık sık temizlemelisiniz. Kedinizin egzersiz yapmasına teşvik edilmeli,  Sistit vakalarında uygun antibiyotik ve idrar yolu antiseptikleri kullanımı büyük oranda sorunu çözmektedir fakat bu tedavilerin uzun sürüyor olması hasta sahibine muhakkak söylenmelidir. İdrar kesesi taşları büyük ise cerrahi yolla alınır.  Taşlar o kadar büyük değil gıda değişikliği ile çözülebilecek ise bu durumlar için hazırlanan kedi kuru mamaları tercih edilmelidir.

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ