kedi Arşivi

Kediler ne kadar yaşar? Ortalama Kedi Ömrü Hakkında Gerçekler

kediler kaç yıl yaşar?

 

Kediler ne kadar yaşar? Ortalama Kedi Ömrü Hakkında Gerçekler

Kedi ömrü.Kapalı alandaki kediler ne kadar yaşar? Kedi yaşamını etkileyen faktörler. Açık alandaki bir kedinin yaşamı ve farkı?

Bir kedinin ömrü ile ilgili gerçekler nelerdir?  İlk olarak kedilerin ömür süresi, çevre, diyet ve sağlık gibi çeşitli koşullara bağlıdır. “Kediler ne kadar yaşar?” Genel sorusundan “güncel” en eski yaşayan kedinin yaş ortalamasına, dışarıdaki yaşların ortalamasına ve iç ve dış kedilerin yaşam sürelerinin ortalamalarına kadar her şeye değinmekte fayda var.

Kediler ne kadar yaşar? Çevre, bakım, sağlık ve kedinin kısırlaştırılıp kısırlaştılmadığı – tüm bu faktörler bir kedinin yaşam süresini etkileyen faktörlerdendir. Sterilizasyon önemli bir faktör olabilir. Özellikle kedilerin tuvalet eğitiminde. Evde yaşayan kediler için kediye uygun kedi tuvaleti ve tuvaletini yaparken üzerine bulaşmaması için kaliteli kedi kumu kullanılması. Sağlığına dikkat ederek kedi sağlık bakım ürünleri ile kedimize kaliteli bir yaşam süresi sunabiliriz. Kısırlaştırma, bir kedinin üreme sistemini yaşlılıkta etkileyebilecek hastalıklar geliştirme riskini ortadan kaldırmaktadır. İnternette, şu andaki tıbbi ve diyetsel ilerlemelere erişim ile ideal  kedi 20 yaşına kadar yaşayabilmektedir görüşü yaygındır. Ortalama evcil kediyi tartışan farklı sitelerden yapılan bir ankete dayanarak, rakamlar 10 ila 20 yıl arasında değişen görüş daha tutarsızdır. Ortalama evcil kedi ömrü 15,1 yıla çıkmaktadır.

 

Kedi cinsi, “Kediler ne kadar yaşar?” Sorusunu cevaplamaya gelince kesinlikle kedi cinsi yaşam süresinde bir  faktördür. Karışık cins kedilerin genel olarak daha sert olduklarını ve safkan kedilerden daha uzun yaşadıklarını göstermektedir. Ortalama olarak, dişi kediler erkek kedilerden bir ila iki yıl daha uzun yaşarlar. Kapalı alandaki kediler açık alanda yaşayan kedilerden daha uzun yaşamaktadır. Ortalama olarak, vahşi, evsiz kediler evcil kedilerden çok daha kısa yaşamaktadır.

Açık Alanda yaşayan bir kedinin yaşam süresi  kedinin nerede yaşadığına bağlı olmakla birlikte çevre faktörlerine  göre değişmektedir. Kentsel, banliyö, kırsal veya uzak bir yerdemi yaşadığı bunu etkileyen faktörlerdendir.? Komşuların açık alanda yaşayan kaç kedisi var? Yırtıcı yaban hayatı bolluğu olan bir yerde mi yaşıyorsunuz? Yakınlarda vahşi veya başıboş hayvanlar var mı? Hava durumu yıl boyunca açık hava yaşam tarzına uygun mu? Yollara ve caddelere ne kadar yakınsınız?

 

Bunlar, pire, keneler ve diğer parazit ve hastalıklara daha fazla maruz kalma gibi tüm sınırlayıcı faktörlerdir. Dışarıda, kediler ayrıca diğer kedilerle kedi kavgalarına girebilir. Bununla birlikte, onlar da keşfetmek, tercih edilen tünekleri işaretlemek ve doğal egzersiz yapmak için özgürlüğe sahiptir. Çok daha fazla tahmin edilemez değişkenler olduğu için, rakamlar genellikle iyi değildir ve kedi ömrü üç ila 10 yıl arasında çok daha geniş bir aralıktadır.

Dünya Kayıtları Guinness Defteri, kaydedilen en eski kedi yaşını 38 yaşında, Austin, Texas’ta vefat eden bir kedi olan Creme Puff tarafından elde edildi. Gerçekten bir kedi için çok uzun bir  yaş. “Güncel” en eski yaşayan kedinin yaşı çok daha fazla değişkendir, çünkü bu bilgi herhangi bir anda güncelliğini yitirebilir.

 

Son birkaç yıllık bilgiyi gözden geçirerek, “şu anki” en eski kedinin yaşları 23’ten 36’ya kadar değişmektedir. Son on yılda, en eski yaşayan kedi 29 yaşındadır.

Ayrıca insan yaşındaki yıl ile kedi yaşındaki yıl birbirinden farklıdır. Yaygın olan diğer yanlış kanı her yılın kedi yaşında 7 yıla tekabül ettiğidir. Kedilerin yaşlanması hayatlarının ilk iki yılında aniden gerçekleşir. Bir kedi 15 yaşındaki bir insanın yaşına ilk yılında erişir. İkinci yılında ise 24 yaşa erişmiş olur. Bu dönemin ardından her bir yıl 4 kedi yılına denk gelir.Yani beşinci yılını dolduran bir kedi, kedi yılında 36 yaşındadır.

Kedilerde Günlük Bakım Önerileri

americanshorthair

americanshorthair

Kedilerde Günlük Bakım Önerileri

Kediler düzenli ve sık bakım isterler. Ancak kedinizi bir yarışmaya hazırlamıyorsanız, bu işlemler pek vaktinizi almayacaktır. Kedinizi ufakken taramaya alıştırırsanız, yetişkinliğinde zorluk çekmezsiniz. Yavru kedileri tarak ve fırçalarla oynatmayın. Büyüyünce de bu oyunu sürdürüp, sizi tırmayabilir ve taranma işini güçleştirebilir. Kediniz dışarı çıkmıyorsa, tırnaklarını fazla uzamadan düzenli olarak kesmelisiniz.

 

Tırnak kesiminde püf noktaları:

Tırnağı çok kesmek yerine az kesmek daha iyi bir yöntemdir. Makas tırnağın canlı kısmına gelirse kedinizin canını yakar ve kanamaya yol açarsınız. Bu sebeple daha önceden deneyiminiz yoksa veteriner hekiminiz veya başka deneyimli kedi sahipleri tarafından uygulamalı olarak tırnak kesimini öğrenebilirsiniz. Tırnak kesiminin düzgün yapılması için kediler için özel üretilmiş olan tırnak makaslarını kullanmanızı öneririz. Bu sayede doğru ve kolay tırnak kesimi yapabilirsiniz.

Tırnak kesiminin uygulanması:

  1. Kedinizin patisine hafif bir baskı sonucunda tırnakları dıları çıkacaktır. Aşırı uzayan tırnaklar kimi zaman içeriye doğru dönüp patinin yumuşak kısmına batabilir. Bu gibi mikroorganizmalarla komplike olabilecek durumlarda veteriner hekiminize başvurmanızı öneririz.
  2. Keskin tırnak makasları kullanarak, patiyi sabitlediğinizden emin olduktan sonra tırnağın beyaz ucunu kesiniz. Tırnağın altında bulunan hassas kısma dikkat ediniz.

 

Yavru kedininin tüy bakımı:

  1. Yavruyu sakinleştirmek ve taranmaya alıştırmak için, fırça ve tarağı almadan önce okşayın.
  2. Kedinin tüylerini baştan kuyruğa doğru sık bir kedi tarağı ile tarayınız. Bu sırada pire gibi çeşitli dış parazitler açısından da kedinizi kontrol etmeye özen gösteriniz.
  3. Dökülmüş tüyleri almak için taramanın ardından bir kedi fırçasıyla fırçalama işlemi gerekir. Bu sırada kolayca kirlenebilen bacaklara ve patilere de özen gösteriniz.

 

Kedilerde yüz bakımı

Yüz bakımından önce, kedinizin göz, kulak ve dişlerinde herhangi bir sağlıksızlık belirtisi olup olmadığını incelemeli ve gerekirse bunları temizlemelisiniz.

 

Göz temizliği

  1. Sağlıklı bir kedinin gözleriyle ilgilenmeniz pek gerekmeyecektir. Gözlerde akıntı bulunduğu durumlarda veteriner hekiminize danışmanız gerekmektedir. Normal göz bakımında ise bir parça pamuğu göz temizleme solüsyonları veya temiz suyla ıslatın.
  2. Her gözün çevresini ayrı bir pamukla temizleyin. Göze dokunmamaya dikkat edin.
  3. Göz çevresini pamuklu bir bez ile kurulayın. Uzun tüylü kedilerde göz çevresinde çapak oluşumuyla karşılaşabilmekteyiz. Bu çapağın temizlenmesi gerekir.

 

Kulak temizliği:

Kedilerin kulakları çok hassastır ve çok dikkatle temizlenmelidir. Kulağa hiçbir şartta hiçbirşey sokulmamalıdır. Kulak temizliğiyle ilgili kedi sahiplerinin yapabileceği en önemli şey dış bakıda kulakta iltihap, koyu renkli kulak kiri gibi durumların kontrolüdür. Bu gibi anormal durumlarda veteriner hekiminize başvurmanız gerekmektedir.

 

Diş temizliği

  1. Diş temizliğinin ve sağlığının devamı için diş fırçalamak çok önemlidir. Bu nedenle kedinizi küçük yaştan itibaren diş fırçalamaya alıştırmalısınız. Diş bakımı kedilerde diğer hayvanlara göre daha zordur.
  2. Kedinizin ağzını acıtmadan açın. Dişetleri pembe ve sert olmalıdır. Dişlerde kırık veya çürük olmamalıdır.
  3. Kediyi, diline küçük bir miktar özel kedi dişmacunu koyarak dişetlerinin pamuklu bir çubukla temizlenmesine alıştırın.
  4. Birkaç hafta sonra, küçük ve yumuşak bir diş fırçasıyla dişlerini fırçalamayı deneyin. Kedi diş macunu ya da tuzlu su kullanabilirsiniz.

Kediler Nasıl İletişim Kurar?

Kedi İletişim yolları

Kediler Nasıl İletişim Kurar?

Kediler diğer kedilerle çok iyi bizimle ise daha zayıf bir şekilde iletişim kurarlar. Sosyal ilişkilerin kediler için taşıdığı anlam insanlar için taşıdığı anlamdan çok farklıdır. Araştırmalara göre bizim gülümsememiz veya köpeklerin kuyruk sallayışının kedi iletişiminde bir karşılığı yoktur. Kedilerin bilgi alış verişi daha çok ses, dokunma, koku ve görsel ifadelerle olur.

Kedileri anlamak

Kedilerin tam olarak ne yaptığı veya ne ifade etmek istediği konusunda kolayca yanılabilirsiniz ama deneyimle ne istediklerini anlamayı öğreniriz. Çoğu kaynakta kedi sesleri üç kategoriye ayrılmıştır.

1)Mırıltılar

Bunlara mırlama ve beraber yaşadığı insanı karşılamada kullanılan sevinçli cıvıltı sesleri dahildir. Mırlamanın kaynağıysa hala anatomik bir sır olmayı sürdürmektedir ve oluşum mekanizması tam olarak çözülememiştir.

2)”Sesli harf” sesleri

Klasik “miyav” bağlama göre değişir. Kediler miyavlamalarla konuşur. Sizden birşey talep ettiğinde şikayet ve şaşkınlıklarını belirtmek istediklerinde miyavlarlar. Zamanla hangi seslerin neyi ifade ettiğini anlamanız kolaylaşacaktır. Siyam ve yakın akrabaları yüksek sesle miyavlama konusunda kötü bir üne sahiptirler.

3)Yüksek tizlikte sesler

Bu sesler genellikle diğer kediler için kullanılır fakat bazı yüksek tizlikte sesleri kedi sahipleri ve veteriner hekimler de iyi bilirler 🙂 Açık ağız, biçim değiştirerek farklı sesler üretir. Homurdanma, sinirli homurdanma, tehtidkar hırlama yada tıslama, korku yada acı çığlıklarıyla dişinin yüksek tizlikteki çiftleşme iniltileri aynı şekilde üretilir.

Beden dili

Beden dili, kedilerin diğer kedilerle ve insanlarla iletişimde tercih ettiği önemli bir metottur. Görsel iletişimin tüm biçimlerinde kulaklar ve kuyruk kedinin en etkin kısımlarıdır. Kedi beden dili en fazla “git buradan” işareti vermek konusunda gelişmiştir. Saldırgan ve savunmacı hareketleri kolayca anlaşılacak kadar basittir. Saldırgan bir tavır doğrudan göz teması, sıklıkla buna eşlik eden kısılmış gözbebekleri ve aniden saldırmaya uygun bir duruşla ifade edilir. Baş ve bıyıklar öne yönelmiştir ve kulaklar arkaya doğru yatay bir biçim almışlardır. Korku çömelerek ifade edilebilir. Bu kedinin kendini güvende hissetmediği durumlarda kullandığı en yaygın davranıştır. Kedi kendisini tehtid altında hissediyorsa bunu bir yana yuvarlanıp savunmaya yönelik olduğu varsayılabilecek diş ve pençeleri gösteren bir pozisyon alarak belli eder. Tüyler tüm vüvutta esneyebilirler. Korku artınca kedi iyice çömelir göz bebekleri büyür ve kulakları da başının arkasına doğru yatar.

Kediler çok sosyal hayvanlardır ve farklı mizaçlara sahiptirler. Bunların dışında kalan davranışları çözümlemek için kedilerle bir süre zaman geçirmek gereklidir. Genellikle zamanla çevreye ve yaşadığı bireylere uyumla birlikte kedilerin davranışları belirli bir düzene oturmaya başlar.

Kedilerin Görüş Açısı, Kediler Karanlıkta Görürler mi?

kedi gözleri

kedi gözleri

Kedilerin Görüş Açısı, Kediler Karanlıkta Görürler mi?

Kedinin insanlardan çok farklı göz özellikleri vardır. Kedigillerin doğaları gereği yaşamlarını sürdürmek için avlanmaları gerekmektedir, gözleri gece ve gündüz avlanmaları için adeta tasarlanmıştır. Gündüzleri gibi geceleride çok iyi görebilirler.

Kediler karanlıkta görebilirler mi? Gelelim kedi severlerin merak ettiği soruya, kediler simsiyah olan karanlık bir odada tıpkı insanlar gibi göremezler. Fakat karanlığa ufak bir ışık düştüğünde insanlarda farklı olarak görme oranları çok fazla değişiklik göstermektedir. Yani kediler için karanlıkta bir ay ışığı bile görüş için yeterli oluyor gibi düşünebilirsiniz. Tapetum, kedinin gördüğü ışık seviyesini artırıyor. Tapetum retinası, kedilerin ışığın %50 daha fazla almasını sağlamaktadır. Tapetum retinasını kedilerin fotoğraf çekerken çıkan flaş patlaması sonucunda yeşil olarak görüntülenmektedir.

Kediler kafaları etrafında yaklaşık 300 derece görüş açısı yakalarlar. Bu görüş açısı insanlarda 180 dereceden biraz fazladır. İnsan gözünden farklı olan bir diğer göz özelliği ise kedi gözlerinin hızı, saniyede 4 milimetre hızla hareket ettirirler. Avlarını yakalaması için mükembel bir özellik, fare gibi hızlı bir hayvanı gözlerinin bu özellikleri sayesinde kolayca avlayabilir.

Kedilerin uzakları görüş acısı insanlardan çok daha iyi olsada, kedilerin %45 i burunlarının bir köşesini göremezler.

Kedi Renkleri Nasıl Görür?

Köpekler gibi renk körü değillerdir, renkleri görebilirler. Fakat insanlar gibi renkleri canlı ve parlak görmezler. Renkleri ayırmak için çok fazla yetenekleri bulunmamaktadır. Kedilerin en iyi gördükleri renk mavi ve sarıdır, kırmızı ve yeşilide görebilirler, kedi oyuncakları alırken bu renkleri almanızı tavsiye ederiz.

Bazı Kedi Türleri Şaşı doğuyor

Bazı kediler insanlarda olduğu gibi şaşı doğuyor, fakat şaşı doğmaları onların görme sorunu olduğu anlamına gelmemektedir. Yaşlandıkça gözlerindeki o müthiş özellikleri yavaş yavaş kaybederler. Kediler için gözleri inanılmaz bir önem arz etmektedir, kedi göz temizleme solüsyonu ile temiz kalmasını sağlamanızı öneririz.

Mavi Gözlü Kedilerin Göz Hassasiyeti

Gözleri mavi olan kedi türleri diğerlerine göre daha hassas gözleri vardır. İnsanlarda olduğu gibi aniden parlayan ışıklara tepki gösterebilirler. Mavi gözlü ve beyaz renkte olan kedilerin aynı zamanda sağır olma olasılıkları yüksektir.

Kedilerin Arkadaşa İhtiyacı Var mı?

kedi arkadaşlığı

kediarkadaşlığı

Kedilerin Arkadaşa İhtiyacı Var mı?

Bazı ortamlarda kediler birbirine üstünlük kurmak için devamlı kavga eder ve anlaşamazlar. Fakat bazı kedilerde aksine gayet birbirine saygı duyarak, güzel vakit geçirerek yaşarlar. Bu durum ile ilgili %50, %50 diyebileceğimiz bir durum vardır. Bazı ortamlarda çok iyi anlaşabiliyorlar fakat bazende tam tersi durumla karşı karşıya kalınabiliyor. Gelin beraber bu durumlara göz atalım.

Evde yaşayan evcil kediler bir anlamda yalnızdır. Dışarıda yaşayan kediler avlanma ve yemek yeme gibi sorunlar ile boğuştuğu için çok fazla arkadaşa ihtiyaç duymazlar fakat ev kedileri için durum böyle değildir. Evde beslenen birden fazla kedinin en büyük sorunlarından biri yemek kablarının yan yana konulmasıdır. Uzmanlara göre mama kabları farklı yerlere konmalıdır. Çünkü kediler yemek yerken çok büyük stres içerisinde olduğu için bu durumda kavga edebiliyorlar.

Kedilerin yemekten önce sosyal ihtiyaçlarıda vardır. Bazı kediler kendi türünden nefret eder ve evin tek kedisi olmak isterler. Vahşi kediler yanı sokak kedilerinde durum tam tersidir, gruplar oluşturur ve bu şekilde yaşarlar, bir çok kedi birbiriyle dost olarak yaşar.

Yavru kedilerde arkadaşlık durumu farklıdır, çünkü yavru kediler kendilerine oyun arkadaşı ararlar. Eğer yavru kediler birbirleriyle aynı ortamda büyürler ise büyük olasılıkla yetişkin oluncada dost kalıyorlar, fakat bu oran %100 değildir.

Kedinize arkadaş ararken bazı özelliklere dikkat etmeniz gerekmektedir. Benzer yaşta olmaları, aynı enerjiye sahip olmaları anlamına gelmektedir. Yaşlı bir kediye yetişkin bir kedi arkadaşı seçer iseniz maalesef genç kediye ayak uyduramayacaktır. Yine aynı şekilde yetişkin bir kediye vavru kedi arkadaşı bulursanız, yavru kedi acı çekecektir. Kilolarının denk olmasıda önemlidir, kediniz 6 kg ve şişman ise ona aynı yaşta bile olsa 4 kg civarında atletik bir kedi arkadaşı bulursanız yine anlaşmakta zorlanacaklardır.Kedilerin birbiriyle anlaşması için ilk etapta seslerine ve kokularına alışması gerekmektedir.

Eğer 2 arkadaş kediden biri ölür ise ve diğer kediniz üzüntü dönemine girerse ona yeniden arkadaş bulmak için acele etmeyiniz. Çünkü hemen getirildiğinde onun kokusundan ve sesinin farklı olmasından dolayı onu dost olarak görmeyebilir. Bunun için kedinize zaman tanıyın ve diğer arkadaşını unuttuktan sonra böyle bir girişime kalkmanızı öneririz.

Kedilerde Enfeksiyöz Peritonit(FIP)

kedienfeksiyöz

kedienfeksiyöz

Kedilerde Enfeksiyöz Peritonit(FIP)

Kedi beslemekte olan bir çok kişi bu hastalığı ya kendi kedisi vasıtası ile ya da eş dost tanıdığı birilerinden mutlaka duymuştur. Bu amansız hastalıktan kısaca bahsedecek olursak. Kedilerde Corona virüs tarafından oluşturulan immun reaksiyonun geliştiği bir hastalıktır. Sokaktaki kedilerin %90’ında evde bakılan kedilerin %50’sinde corona virüs antikoru görülür. Genç ve bağışıklık sistemi düşük kedilerde hastalığın görülme oranı yüksektir. Etken birçok deterjan dezenfektan ve temizlik maddesine karşı dirençlidir. Etken dışkıda bulunur, genellikle ağızdan veya solunum yolu ile alınmaktadır. Etken Hasta hayvan ile direkt temas sonucu alınabileceği gibi indirekt olarak hasta hayvanın kullandığı mama, su kabı veya kum kabından da bulaşabilir. Ağızdan alınan etken bağırsak epitelinde ürer ve bağırsak epitelini yıkımlar. Hastalığın klinik olarak 2 formu mevcuttur kuru form ve eksudatif ıslak formdur. Eksudatif ıslak formda, batın ve göğüs boşluğunda, akciğerlerde kalpte sıvı gözlemlenir. Gözde ise ilerleyen dönemlerde konjuktivitis şekillenir. Hastalık bağırsakların yanında birçok organı da etkilemektedir. Karaciğer , böbrekler , kalp ,pankreas bunlardan bazılarıdır ve gözde bozukluklar ortaya çıkabilir. Hasta kedilerde depresyon, irkilti, ateş , kusma ve ilerlemiş olgularda sarılık göze çarpar. Karında dışardan da fark edilebilen bir sıvı birikimi, lenf yumrularında şişlikler ayrıca solunum ve dolaşım güçlüğü büyük oranda tüm vücudu etkilemektedir, ve ölümün en büyük nedenlerinden biridir. Kuru formda topallık baş ve boyunda sallantı, sinirsel semptomlar görülür , iştahsızlık kilo kaybı hareket etmeme isteği de göze çarpan diğer bulgulardır. Tedavide erken teşhis ve hastanın yaşının ve kondisyonunun yüksek olması çok önemlidir. Hastalara sıvı sağıltımları , vücut boşluklarındaki sıvının giderilmesi için işeticiler ,solunumun devam etmesi ve bozulmaması için bronkodilatörler(akciğer genişleticiler) , Kortizonlar ,yangı gidericiler , sekonder enfeksiyonlara karşı antibiyotikler, kan tablosunun çok düşmesi halinde kan transfüzyonları , bağışıklık sistemini yüksek derecede tutacak ve virüslerle savaşmak üzere interferon takviyeleri , karaciğerde bir hasar oluştu ise onun onarılması için özel ilaçlar kullanılmaktadır. Bu tedavi yoğun ve meşakkatli bir işlemdir kısa sürede çözülmesini beklemeyiniz. O yüzden hasta sahibinin sabır ve özen göstermesi çok önemlidir. Hastalığı atlatan kedilerin bağışıklığını sürekli yüksek tutmak gerekir. Gıda alımları kontrollü takip edilmesi ve mutlaka besin takviyeleri yapılması esastır. Bunun için bağışıklığını daima koruyan kedi vitaminleri ve minerallerini edinebilirsiniz.

 

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ