köpek hastalıkları Arşivi

Sağlıklı Köpekler İçin Basit İpuçları

Yorkshire Terrier

Yorkshire Terrier

Sağlıklı Köpekler İçin Basit İpuçları

 

Uzun zaman bekleyip bir köpek sahiplendikten sonra o artık evimizin bir bireyi bir ferdi oluyor. Bizim ona karşı artık hayat boyu bir sorumluluğumuz gelişmiş oluyor. Bu sorumluluk neticesinde onun daha kaliteli ve keyifli yaşam sürebilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapmak isteriz. Sonuç olarak oda bir canlı ve bir takım istekleri ve o istekleri doğrultusunda da hayatını devam ettirilebilmesi gerekmektedir. Burada bize düşen onun yaşam kalitesini ve bakımını arttırarak daha sağlıklı bir hayat sürmesini sağlamaktır. Bunun içinde birkaç küçük ipucuna ihtiyaç duyarız bu ipuçları devamlı sürekli hale geldiğinde bağışıklığı güçlü bir köpek haline gelir. Bu süreçte küçük dostumuz çok az sorun ve stresle karşılaşmış oluruz.

Köpeklerin birkaç farklı besleme çeşitleri mevcuttur. Bunlar kuru köpek maması ile besleme çiğ besleme, ev artıklarıyla beslemedir. Unutulmamalıdır ki köpeklerin ne olursa olsun tam ve dengeli bir içerikle beslenmesi, yaşam kalitesini ve ömrünü uzatacak bir takım problemlerin görülme oranını da azaltacaktır. Önceliğimiz tam ve dengeli içerik ile beslemektir. Bunun için kuru köpek maması kullanabilir, çiğ besleme yapabilir, dengeli pişmiş gıdalar verilebilmektedir.

İkinci husus olarak gıdayı dengeli biçimde düzenli olarak verdikten sonra tüy değiştirme dönemlerinde veya soğuk havalarda düzenli olarak köpek vitamin ve mineralleri verilebilir. Ek takviye olarak omega 3 , omega 6, EPHA, EDHA balık yağı takviyeleri yapılması çok önemlidir. Hem Metabolizmanın aktif çalışmasını sağlayacaktır. Hem de vücut için gerekli köpeğin kendisinin üretemediği dışardan zorunlu olarak olması gerektiği esansiyel yağ ve aminoasitleri sağlamaktadır. Bu takviyeleri hem bağışıklığı aktif bir köpek olmasını sağlauacaktır hemde iyi dengeli beslendiği için parlak dökülmeyen tüylere sahip olmasını sağlayacaktır. Diş ve tartar oluşumunun önüne geçmek için köpeğinizi küçük yaşta diş fırçalamaya alıştırmanız gerekmektedir ve ara sıra da olsa diş tartarı oluşumunu engelleyen doğal kemikler verilebilir. Köpeğinizin düzenli olarak uygun tarak fırça ile taranması da deri ve tüy sağlığını destekleyecektir. Hem de derinin hava aldığı için kokunun oluşmasının önüne geçecektir.

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

Kediler ve Köpeklerde Alerjik Bronşit

Kediler ve Köpeklerde Alerjik Bronşit

Kediler ve Köpeklerde Alerjik Bronşit

Kediler ve Köpeklerde Alerjik Bronşit

Köpeklerde kan yolu veya solunum ile alınan alerjen etkenlerinin uyarımı sonucu bronşlarda gelişen alerjik reaksiyon olarak tanımlanabilir. Yani hava keseciklerinin enfeksiyonu ve ödemleşmesi. Her yaş gurubunda ortaya çıkabilir fakat köpeklerde kedilere göre daha sık görülür. Kedilerde alerjen oluşturan etmenler duman, toz, küf soluma sonucu alerjik reaksiyon oluştururlar. Köpeklerde ise toz, küf, sigara dumanı, spreyler, kalp kurdu enfeksiyonları bu tür reaksiyon gelişmesine neden olur.

Klinik bulgular: Kedilerde bronşlarda daralma hırıltılı solunum burun akıntısı, aksırmalar, göğüs kafesinin normalden fazla genişlemesi gibi bir görünümün oluşması. Bazı ağırlaşan durumlarda ayağa kalkmak istemem ve sürekli uyuma halleri görülebilir. Köpeklerde ise egzersiz ile birlikte görülen kuru öksürük ve hırıltılı solunum dikkati çeker. Öksürükler kurudur ama bazen nöbet şeklinde görülür. Solunum güçlüğü nefes nefese kalma ve çabuk yorulma diğer semptomlar arasında yerini alır. Hastalığın teşhisinin koyulmasında klinik bulgular önemlidir. Klinik bulgulara yardımcı olarak akciğer röntgenin çekilmesi bronşlarda ki hasarın varlığının ortaya konmasında yardımcı olur.

Vücuda giren alerjenler önce hafif daha sonra giderek artarak etkisini gösterirler. Bu alerjenlerden bazıları; Mevsim değişikliği, yeni kedi kumu, sigara, yangın dumanı, halı tüyü, deodorant, ve çeşitli temizlik maddeleri ile temasın hastalık belirtileri ile ilişkisi araştırılır. Hastanın yaşam şartlarında ve koşullarında son zamanlarda ki değişimler düşünülür.  Hastanın kullandığı kuru mama, kedi kumu  en ince detayına göre araştırılır. Evde yaşayan kedi ve köpeklerde genellikle sigara dumanı ve yoğun temizlik maddelerine karşı gelişen alerjenler bu tür rahatsızlıkların görülmesinde etken olmaktadır.

Tedavi için öncelikle hangi maddelerden sonra ve hangi zamanlarda bu tarz klinik belirtilerin görüldüğünü saptamak hasta sahibi için çok önemli bir detaydır. Öncelikle altta yatan asıl sebep bulunur ve onun üzerinden tedavi süreci başlarda daha sonra desteklemek adına hekimin tercihine kortizon tedavileri uygulanabilir. Akciğerde ki ödemin önüne geçmek için balgam söktürücüler ve antibiyotiklar kullanılabilir ama belirttiğim gibi en önemlisi asıl nedenin ortadan kaldırılmasıdır. Gerekirse alerjenleri azaltılmış köpek kuru mamasına geçiş hekim tarafından önerilebilir.

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

Köpeklerde Toxocara Canis

Köpeklerde Toxocara Canis

Köpeklerde Toxocara Canis

Köpeklerde Toxocara Canis

Toxocara canis oldukça yaygın görülen bir köpek parazitidir. Erişkin parazitler ince bağırsakta yerleşirler ve önemli bir belirti oluşturmadan uzun süre yaşayabilirler. Bu parazitler her yaş grubunda ki köpekte görülmesine rağmen, köpeği yaşı toxocara enfeksiyonlarının yaygınlığı ve şiddeti üzerine etkili olan önemli bir faktördür. Çok sayıda parazit bulunduran yavru köpeklerde sindirim bozulmakta ve bu hayvanların büyümesini yavaşlatmaktadır. Ne kadar kaliteli köpek kuru maması kullanırsak kullanalım bu belirti gözle görülür düzeydedir. Bu parazitlerle enfekte genç hayvanlarda karın gerginleşir ve klasik olarak şiş karın görünümü ortaya çıkar. Hayvandaki parazit sayısı fazla ise erişkin parazitlerin büyüklükleri nedeniyle bağırsaklarda tıkanıklık ve birbiri içerisine geçme görülmektedir. Ortaya çıkan klinik bozukluklar kusma, kabızlık, ishal olarak görülür.

Köpekler enfeksiyonu  dış ortamdan oral yolla almakta , anneden yavruya anne karnında veya emzirme döneminde geçmektedir. Oral yolla alınan enfeksiyonlara kısaca değinecek olursak. Hemen hemen her yerde bulunan ascarid yumurtaları çevre şartlarına karşı oldukça dayanıklıdır. Şehirlerde köpeklerin yoğun olduğu yerler ascarid yumurtaları ile doludur. Çevreye dağılan bu yumurtalar hem köpekler için hem de kediler için büyük tehdit oluşturmaktadır ve  önemli bir enfeksiyon kaynağıdır. Larvalarla oluşan enfeksiyonlar gebelik esnasında annenin somatik dokularında bulunan larvalar fetüse geçmesi ya da doğumdan sonra anne sütü ile yavruya bulaşması sonucu gerçekleşmektedir. Ayrıca yavru köpeğin bağırsağında ki genç ya da erişkin parazitler yavrusunu yalaması esnasında anne tarafından yutulabilir ve yavru köpekten anneye de enfeksiyon taşınabilmektedir.

Emziren annelerde ve yavru köpeklerde bu hayvanların dışkıları ile çevreye çok sayıda yumurtanın atıldığı bilinmektedir. Parazitin çok farklı bulaşma yollarının olması ve yumurtalarının çevre şartlarına oldukça dayanıklı olması köpekler için yüksek bir enfeksiyon şiddeti oluşturmaktadır. Ayrıca ascaridlerin dünyada köpek popülasyonunda yayılmasında ve ülkelere göre görülme olasılığından %3 ile %80 arasında değişmektedir. Bu oran Türkiye de muayene edilen köpeklerde %12 ile %20 arasında saptanmıştır. Almanya da ise %5 ile 8 arasında pozitifliği görülmüştür.  Bu hastalığın tedavisinde özellikle yavruluk döneminde enparaziter tedavi uygulamaların düzenli olarak yapılması tavsiye edilir. İlk defa iç parazit olacak bir köpeğe 10 gün ara ile 2 doz uygulama yapılması önerilmektedir. Rutinde ise endoparaziter tedavi ve koruma 3 ay süre ile yılda 4 defa uygulanması toxocara enfeksiyonu görülme riskini ortadan kaldırmaktadır

 

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

Kediler ve Köpekler Kaç Yaşında Hastalanırlar? Veteriner Hekime Ne Sıklıkla Kontrol Ettirmeliyiz?

kediveköpek-4

kediveköpek-4

Kediler ve Köpekler Kaç Yaşında Hastalanırlar? Veteriner Hekime Ne Sıklıkla Kontrol Ettirmeliyiz?

Kediler ve köpekler kaç yaşından sonra hastalıklar için risk taşırlar? Ne sıklıkla veteriner hekime kontrol ettirmeliyim?

Evcil hayvanınızı ilk aldığınız andan itibaren aslında hiç büyümeyecek ve devamlı bakılması gereken bir çocukla ilgileneceğinizin farkında olmalısınız. Kediler ve köpekler ihtiyaçlarını çeşitli hareket ve davranış yoluyla aktarmaktadırlar. Bu yüzden onu devamlı gözlem ve ilgi altında tutmanız kontrol etmeniz bir hayli önemlidir. Kediniz ve köpeğiniz yavruluk döneminden itibaren ilk aşılamalar için veteriner hekim kontrolünde muayenesi ve takibi sağlanmaktadır. Bu dönemde kedinizin veya köpeğinizin aşıları düzenli takip edilerek tamamlanmaktadır. Aşıları tamamlandıktan sonra bu hayvanlar bu hayvanlar çoğunlukla özel enfeksiyöz hastalıklara karşı bağışıklıkları sağlanmış olur. Ayrıca bu aşıların tekrar prosedürleri de devam etmektedir ve bu süreçte veteriner kontrolü de sizin şikayetleriniz ve hekiminizin gözlemlemesi doğrultusunda yapılmaktadır.

 

Evcil dostunuzun yavruluk döneminde ihtiyaç duyacağı besinler ve vitaminler normal hayatında ihtiyaç duyduğundan bir buçuk kat daha fazladır. Bu sebeple evcil hayvanınızı uygun şartlarda , içeriği tam ve eksiksiz hazırlanmış profesyonel seri yavru köpek maması ve yavru kedi maması ile beslemelisiniz. Bu süreçte iyi bakılan ve beslenen hayvanlarda ileride görülebilecek soruların bir çoğunun önüne geçersiniz. Tabi ki bazıları çıkacaktır işte ben ev yemeği veriyorum bir şey olmuyor tabi ki o anda hiçbir şey olmaz bu bizim yaşamamızda da öyledir sağlıksız gıdaları yeriz bir süre sonra vücut alarm vermeye başlar.

 

Kedi ve köpeklerde bakım ve besleme şartları göz önünde tutularak 5-6 yaşından sonra genellikle böbrek, kalp ve karaciğer gibi organlarının kontrolü ve tetkikleri düzenli olarak yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu yaşlarda yapılan sağlık kontrolleri evcil dostunuzun daha uzun süre yaşaması için büyük önem arz etmektedir. Ayrıca bu yaşlarda kısırlaştırılmayan kedi köpeklerde genel risk faktörleri açısından büyük önem taşımaktadır. Dişilerde rahim iltihabı , meme tümörlerinin görülme olasılığı kısırlaştırılmamış bu hayvanlarda yüksektir. Erkeklerde ise testis kanserleri görülebilmektedir. Aynı zamanda herhangi bir ilacı düzenli kullanmayan kedi veya köpeklerinde 6 ayda 1 genel sağlık taramasından geçmesi gerekmektedir.

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

Kedi ve Köpeğim Sık Sık Cinsel Organını Yalıyor, Sebebi Ne Olabilir? Neler yapmalıyım?

kedi ve köpek-2

kedi ve köpek-2

Kedi ve Köpeğim Sık Sık Cinsel Organını Yalıyor, Sebebi Ne Olabilir? Neler yapmalıyım?

 

Köpekler ve kedilerin salyalarında ki özel yapılı mukus ve dillerinin zımpara yapısında olması kendilerini yalayarak temizleme içgüdüsel davranışını ortaya çıkarmıştır. Bu şekilde kendilerini temizlerler bazı pire kene ve kirden arındırırlar. Bu şekilde vücudunun her yerini yalayacağı gibi genital organlarını da yalayabilmektedir. Bu patolojik bir durum değildir vücudunun herhangi bir bölümü gibi yalarlar ama yine de diğer bölgelere göre her zaman genital bölgeleri daha fazla yalarlar bunun nedenlerinden başta idrar ve dışkının bu bölümden yapılıyor olması gelmektedir. Ancak bu bölgeleri sıklıkla yalayıp, kaşımaları, ısırmaya çalışmaları bazende tırmalamaları vücutta bir takım sorunların olabileceğini akla getirmektedir.

Kediler köpeklere göre kendilerini daha çok yalayarak temizlemektedirler ve bu davranışı sıklıkla yapmaktadırlar. Özellikle kedilerde genital bölgeyi çok yalamasının birkaç farklı sebebi olmaktadır. Kedilerde idrar yolu enfeksiyonları veya idrar yolu tıkanıklıklarında çok fazla görülen bir davranıştır.  Bu durumda tıkanıklığı yaratan şey idrar yolu kristalleri veya enfeksiyona bağlı bir tıkanıklık düşünülmektedir. Bu durumda kediler sık sık idrar yapma pozisyonu alır fakat idrar yapamaz, kumuna giderek kumunu karıştırır, sürekli kumuna girip çıkar veya idrar yaparken ağrı duyar miyavlamaları hissedersiniz. Hatta bazı durumlarda koyu sarı renk idrar veya kanlı idrar bile gelebilmektedir. Bu durumda hemen veterineriniz ile irtibata geçiniz. Ayrıca ergin hale gelen erkek ve dişi kedilerde de bu davranışın yaptığı gözlenmektedir.

Köpeklerde bu davranış tıkanıklıklardan dolayı olabileceği gibi daha çok erişkin hale gelme çiftleşme arzusu nedeniyle yapılmaktadır. Hatta bazı hasta sahipleri tarafından penisin ucundan zaman zaman beyaz,sarı, yeşilimsi bir akıntının geldiği ve onu sürekli yaladığı şikayetiyle gelmektedir. O gelen akıntı aslında normal ergin hale gelmiş erkek köpeklerde çiftleşme arzusu nedeniyle penisden gelen prepüsyal akıntıdır. Dişi köpeklerde ise östrus evresinde (kızgınlık) vulvadan gelen kan ve çeşitli akıntıları yalama durumu söz konusudur. Fakat burada ayırt edilmesi önemli kısım kısırlaştırılmamış 5 yaşın üzerindeki dişilerde östrus evresinde olmadığı halde vulvadan bir akıntı geliyorsabu rahim iltihabı olacağı şüphesini doğurur bu durumda ise vakit kaybetmeden veterineriniz ile irtibata geçmelisiniz.

 

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ