Kedi Bakımı ve Sağlığı Arşivi

Kedinizi Veteriner Hekime Götürürken Yolda İşinize Yarayacak 10 İpucu

Kedinizi Veteriner Hekime Götürürken Yolda İşinize Yarayacak 10 İpucu

Kedinizi Veteriner Hekime Götürürken Yolda İşinize Yarayacak 10 İpucu

1 – Yoldayken, kedinizi arabanın içinde asla serbest bırakmayın.

2 – Kediniz için sağlam bir taşıma çantası seçin.

Üstten ve önden kapaklı olmasının yanı sıra, üstü de cıkartılabilen bir tasıma cantası secin. Çantanın üst kısmının kolayca çıkartılabilmesi, gergin bir kedinin çantanın içindeyken muayene edilebilmesini sağlar. Taşıma çantası alırken, süslü ve genellikle pahalı olan çantalar yerine, pratik ve fonksiyonel özellikleri olan çantalar almaya dikkat edin.

3 – Kediniz için tanıdık bir yere dönüşebilmesi

Taşıma çantasının, kedinize tanıdık bir yer haline gelmesi için, evde kedinizin “mobilyaların bir parçası” olarak benimseyeceği sabit bir yerde tutun.

4 – Taşıma çantasını mümkün olduğunca rahat ve tanıdık bir yere dönüştürün.

Taşıma çantasının içine kendi kokunuzu ya da kedinizin kokusunu taşıyan bir kumaş parçası serin (kokusunun sinmesi için yumuşak bir kumaşı kedinizin yüzüne nazikçe sürebilirsiniz). Kedinizin hasta olabileceğini ya da yolculuk esnasında çantayı pisletebileceğini aklınızdan çıkarmamalısınız. Bu nedenle, eve dönüş yolu için yanınıza fazladan bir kumaş parçası almanız iyi bir fikir olabilir.

5 – Kapağını açtığınızda taşıma çantasının içine girmiyorsa,

Kedinizi nazik bir şekilde kucağınıza alın ve onu yavaşça çantanın üstteki açılır-kapanır kısmından içeriye koyun. Taşıma çantasının üst kısmını açabilir ve kediniz alt kısma girdiğinde üst kısmı kapatabilirsiniz. Kediniz taşıma çantasına girmeye direniyorsa, onu (kendi kokusunu taşıyan) kalın bir havluya sardıktan sonra çantanın içine sokmayı deneyin.

6 – Taşıma çantasını arabaya, yolculuk esnasında sallanıp sarsılmayacak bir şekilde yerleştirin.

Yolculuk esnasında sallanıp sarsılmaması için taşıma çantasını ön koltuğun arkasındaki ayak boşluğuna koyun ya da emniyet kemeriyle koltuğa sabitleyin. Dikkatli sürün, yüksek sesli müzikler çalmayın, sakinleştirmek için onunla alcak sesle konuşun. Sahibi ne kadar sessizse, kedi de o kadar sakin olacaktır. Bazı kediler camdan dışarı bakmaktan hoşlanır ama çoğu, yolculuk esnasında taşıma çantasının üzerini bir havluyla kapatmanızdan memnun kalacaktır.

7 – Arabanızdan çıkıp kliniğin hasta kabul alanına yürürken taşıma çantasını sallamamaya veya bacaklarınıza çarpmamasına dikkat edin.
8 – Hasta kabul alanına girdiğinizde, ilgili kişiden oturacağınız yeri ve taşıma çantasını nereye koyacağınızı göstermesini isteyin.

Taşıma çantasının ön tarafının (diğer kedilere değil!) size dönük olmasını ve hasta bekleme alanındayken çantanın üzerindeki havluyu kaldırmamanızı öneririz.

10 – Birden çok kediniz varsa, veteriner hekiminden eve geri getirdiğiniz kediniz için ekstra önlemler almalısınız.

Veteriner hekiminden eve geri getirdiğiniz kedinizi birkaç dakika taşıma çantasından çıkarmayın ve diğer kedilerin nasıl tepki verdiklerine bakın. Bütün kediler sakinse, tasıma cantasını acarak veteriner hekiminden dönen kedinizin diğerlerinin arasına katılmasına izin verebilirsiniz. Ancak kediler arasında gerginlik olduğunu hissederseniz, muhtemelen bunun nedeni veteriner hekiminden dönen kedinin üzerinde kliniğin ve muayenenin kokularını taşımasıdır. Böyle bir durumda, veteriner hekiminden dönen kedinizi daha tanıdık bir koku kazanması için (elbette kedi kumu, mama ve taze suyla!) en az 24 saat boyunca ayrı bir odada tutun.

                Kedi Sahiplerinin Kedi Bakımı Üzerine Görüşleri

Kedi sahipleri kedilerini ne sıklıkla veteriner hekimine götürüyor?                                                                                                                                                                                     Kedi sahipleri veteriner hekimleriyle ne üzerine konuşuyor?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kediler Neden Ot Yer?

 

Kediler Neden Ot Yer?

Kediler Neden Ot Yer? Otlarda bulunan folik asit sindirimi düzenleyici bir etkiye sahiptir

 

 

Ot yiyen bir kedi veya köpek daha önce gördünüz mü? Peki! Kediler Neden Ot Yer? Bunun sebeplerini bilmeyen hayvan sahipleri kedisinin ot yediğini gördüğünde şaşırmaktadır. Maalesef hayranı olduğumuz sevimli kedimiz bazen aynen bir inek gibi otluyor. Kediler Neden Ot Yer? Konu ile ilgili bir çok araştırma yapılmış fakat tam olarak ve tek bir sebep söylenmemiştir. Çoğu zaman halk arasında ya karnı ağrıyor denir yada  kedinin parazit olduğu idda edilir.

Kediler Neden Ot Yer? Bilimsel olarak ele alırsak Otlarda bulunan folik asit sindirimi düzenleyici bir etkiye sahiptir. Folik asit hemoglobin üretiminde rol oynar, eksikliğinde kansızlık ve gelişim geriliği görülür. Et ile beslenen kediler folik asidi yeterli miktarda alamadığı zaman bu problemler ortaya çıkabilir.

Kediler Neden Ot Yer? sorusunun genel cevabı ise; Kediler midelerinde yüksek bir lif oranı sağlayarak kendilerini kustururlar. Çimi yedikten sonra kusan kedi kendini temizlerken yalayarak midede biriken tüy yumaklarını atmış olur ve rahatlar. Çimi yediği için de kusabilir, kusacağı için de çim yiyebilir. Kusamayan kediler ise yenilen çim sindirimi yumuşatarak hafif ishal hale sokar ve tüy yumaklarının kolay atılmasını sağlar.Kediler Neden Ot Yer? sorusunun bir diğer cevabı ise boğazları ağrıyan ve midesi bulanan kediler de çim yiyerek kendilerini rahatlatmasıdır.  Kedilerin ot yemesinin bir diğer cevabı da  yeterli beslenemeyen, dengesiz beslenen kedilerin de ot yediğine dayanmaktadır.. Bu yanıt kabul gören bir tez değildir; çünkü iyi kalite  kedi maması ile beslenen sağlıklı kedilerin de büyük bir iştahla ot yediği sıkça görülmektedir. Bazı araştırmacılar Kediler Neden Ot Yer?sorusuna yanıt olarak vahşi kedilerin doğada dengeli beslenebilmek için ot yedikleri ve bu alışkanlığın da içgüdüsel olarak günümüzdeki evcil kedilerde halen görülmekte olduğu şeklinde yorumlamışlardır. Eğer kedinizin ot yemesinden rahatsız oluyorsak ve bunun beslenme kaynaklı olabileceğini düşünüyorsak kedimizin gıdasına lifli birkaç sebze eklemeyi deneyebiliriz.; fakat genel kanı gıdayı değiştirmenin bu alışkanlığı pek değiştiremediği yönündedir .Haftada 2 sefer karşılaşılan bu kusma normal olarak kabul edilmektedir, fakat 2 den daha fazla sayıda kusma oluyorsa en kısa zamanda veterinere başvurmak gerekir.

Bazı zamanlarda kediler zevk için de ot yiyebilir.. Kedimizin ot yemesine alışmamız gerekir, hatta evimizin bir köşesinde onun yemesi için hazırlanmış bir saksıda kedi otu bulundurmak kedi sağlığı açısından da önemlidir. Kedi nanesi ve İsveç sarmaşığı gibi bitkileri de yiyebilirler.

Bazı otlar kediler için zararlıdır.Bunlar arasında Açelya, beyaz zambak, domatesin yeşil sapı veya yaprağı, Elma çekirdeği, incir yaprağı, kaktüs, karanfil, kayısı çekirdeği, küstüm otu, nergis, okaliptus, sardunya, sarmaşık, soğan, şeftali çekirdeği ve yaprağı, yüksük otu, zakkum gibi bitkiler de kedimiz için zehirleyici olabilir. Bunun dışında bir çok bitki çeşidi kediler için tehlikeli olabilir.

Kediler ne kadar yaşar? Ortalama Kedi Ömrü Hakkında Gerçekler

kediler kaç yıl yaşar?

 

Kediler ne kadar yaşar? Ortalama Kedi Ömrü Hakkında Gerçekler

Kedi ömrü.Kapalı alandaki kediler ne kadar yaşar? Kedi yaşamını etkileyen faktörler. Açık alandaki bir kedinin yaşamı ve farkı?

Bir kedinin ömrü ile ilgili gerçekler nelerdir?  İlk olarak kedilerin ömür süresi, çevre, diyet ve sağlık gibi çeşitli koşullara bağlıdır. “Kediler ne kadar yaşar?” Genel sorusundan “güncel” en eski yaşayan kedinin yaş ortalamasına, dışarıdaki yaşların ortalamasına ve iç ve dış kedilerin yaşam sürelerinin ortalamalarına kadar her şeye değinmekte fayda var.

Kediler ne kadar yaşar? Çevre, bakım, sağlık ve kedinin kısırlaştırılıp kısırlaştılmadığı – tüm bu faktörler bir kedinin yaşam süresini etkileyen faktörlerdendir. Sterilizasyon önemli bir faktör olabilir. Özellikle kedilerin tuvalet eğitiminde. Evde yaşayan kediler için kediye uygun kedi tuvaleti ve tuvaletini yaparken üzerine bulaşmaması için kaliteli kedi kumu kullanılması. Sağlığına dikkat ederek kedi sağlık bakım ürünleri ile kedimize kaliteli bir yaşam süresi sunabiliriz. Kısırlaştırma, bir kedinin üreme sistemini yaşlılıkta etkileyebilecek hastalıklar geliştirme riskini ortadan kaldırmaktadır. İnternette, şu andaki tıbbi ve diyetsel ilerlemelere erişim ile ideal  kedi 20 yaşına kadar yaşayabilmektedir görüşü yaygındır. Ortalama evcil kediyi tartışan farklı sitelerden yapılan bir ankete dayanarak, rakamlar 10 ila 20 yıl arasında değişen görüş daha tutarsızdır. Ortalama evcil kedi ömrü 15,1 yıla çıkmaktadır.

 

Kedi cinsi, “Kediler ne kadar yaşar?” Sorusunu cevaplamaya gelince kesinlikle kedi cinsi yaşam süresinde bir  faktördür. Karışık cins kedilerin genel olarak daha sert olduklarını ve safkan kedilerden daha uzun yaşadıklarını göstermektedir. Ortalama olarak, dişi kediler erkek kedilerden bir ila iki yıl daha uzun yaşarlar. Kapalı alandaki kediler açık alanda yaşayan kedilerden daha uzun yaşamaktadır. Ortalama olarak, vahşi, evsiz kediler evcil kedilerden çok daha kısa yaşamaktadır.

Açık Alanda yaşayan bir kedinin yaşam süresi  kedinin nerede yaşadığına bağlı olmakla birlikte çevre faktörlerine  göre değişmektedir. Kentsel, banliyö, kırsal veya uzak bir yerdemi yaşadığı bunu etkileyen faktörlerdendir.? Komşuların açık alanda yaşayan kaç kedisi var? Yırtıcı yaban hayatı bolluğu olan bir yerde mi yaşıyorsunuz? Yakınlarda vahşi veya başıboş hayvanlar var mı? Hava durumu yıl boyunca açık hava yaşam tarzına uygun mu? Yollara ve caddelere ne kadar yakınsınız?

 

Bunlar, pire, keneler ve diğer parazit ve hastalıklara daha fazla maruz kalma gibi tüm sınırlayıcı faktörlerdir. Dışarıda, kediler ayrıca diğer kedilerle kedi kavgalarına girebilir. Bununla birlikte, onlar da keşfetmek, tercih edilen tünekleri işaretlemek ve doğal egzersiz yapmak için özgürlüğe sahiptir. Çok daha fazla tahmin edilemez değişkenler olduğu için, rakamlar genellikle iyi değildir ve kedi ömrü üç ila 10 yıl arasında çok daha geniş bir aralıktadır.

Dünya Kayıtları Guinness Defteri, kaydedilen en eski kedi yaşını 38 yaşında, Austin, Texas’ta vefat eden bir kedi olan Creme Puff tarafından elde edildi. Gerçekten bir kedi için çok uzun bir  yaş. “Güncel” en eski yaşayan kedinin yaşı çok daha fazla değişkendir, çünkü bu bilgi herhangi bir anda güncelliğini yitirebilir.

 

Son birkaç yıllık bilgiyi gözden geçirerek, “şu anki” en eski kedinin yaşları 23’ten 36’ya kadar değişmektedir. Son on yılda, en eski yaşayan kedi 29 yaşındadır.

Ayrıca insan yaşındaki yıl ile kedi yaşındaki yıl birbirinden farklıdır. Yaygın olan diğer yanlış kanı her yılın kedi yaşında 7 yıla tekabül ettiğidir. Kedilerin yaşlanması hayatlarının ilk iki yılında aniden gerçekleşir. Bir kedi 15 yaşındaki bir insanın yaşına ilk yılında erişir. İkinci yılında ise 24 yaşa erişmiş olur. Bu dönemin ardından her bir yıl 4 kedi yılına denk gelir.Yani beşinci yılını dolduran bir kedi, kedi yılında 36 yaşındadır.

Kedilerde Günlük Bakım Önerileri

americanshorthair

americanshorthair

Kedilerde Günlük Bakım Önerileri

Kediler düzenli ve sık bakım isterler. Ancak kedinizi bir yarışmaya hazırlamıyorsanız, bu işlemler pek vaktinizi almayacaktır. Kedinizi ufakken taramaya alıştırırsanız, yetişkinliğinde zorluk çekmezsiniz. Yavru kedileri tarak ve fırçalarla oynatmayın. Büyüyünce de bu oyunu sürdürüp, sizi tırmayabilir ve taranma işini güçleştirebilir. Kediniz dışarı çıkmıyorsa, tırnaklarını fazla uzamadan düzenli olarak kesmelisiniz.

 

Tırnak kesiminde püf noktaları:

Tırnağı çok kesmek yerine az kesmek daha iyi bir yöntemdir. Makas tırnağın canlı kısmına gelirse kedinizin canını yakar ve kanamaya yol açarsınız. Bu sebeple daha önceden deneyiminiz yoksa veteriner hekiminiz veya başka deneyimli kedi sahipleri tarafından uygulamalı olarak tırnak kesimini öğrenebilirsiniz. Tırnak kesiminin düzgün yapılması için kediler için özel üretilmiş olan tırnak makaslarını kullanmanızı öneririz. Bu sayede doğru ve kolay tırnak kesimi yapabilirsiniz.

Tırnak kesiminin uygulanması:

  1. Kedinizin patisine hafif bir baskı sonucunda tırnakları dıları çıkacaktır. Aşırı uzayan tırnaklar kimi zaman içeriye doğru dönüp patinin yumuşak kısmına batabilir. Bu gibi mikroorganizmalarla komplike olabilecek durumlarda veteriner hekiminize başvurmanızı öneririz.
  2. Keskin tırnak makasları kullanarak, patiyi sabitlediğinizden emin olduktan sonra tırnağın beyaz ucunu kesiniz. Tırnağın altında bulunan hassas kısma dikkat ediniz.

 

Yavru kedininin tüy bakımı:

  1. Yavruyu sakinleştirmek ve taranmaya alıştırmak için, fırça ve tarağı almadan önce okşayın.
  2. Kedinin tüylerini baştan kuyruğa doğru sık bir kedi tarağı ile tarayınız. Bu sırada pire gibi çeşitli dış parazitler açısından da kedinizi kontrol etmeye özen gösteriniz.
  3. Dökülmüş tüyleri almak için taramanın ardından bir kedi fırçasıyla fırçalama işlemi gerekir. Bu sırada kolayca kirlenebilen bacaklara ve patilere de özen gösteriniz.

 

Kedilerde yüz bakımı

Yüz bakımından önce, kedinizin göz, kulak ve dişlerinde herhangi bir sağlıksızlık belirtisi olup olmadığını incelemeli ve gerekirse bunları temizlemelisiniz.

 

Göz temizliği

  1. Sağlıklı bir kedinin gözleriyle ilgilenmeniz pek gerekmeyecektir. Gözlerde akıntı bulunduğu durumlarda veteriner hekiminize danışmanız gerekmektedir. Normal göz bakımında ise bir parça pamuğu göz temizleme solüsyonları veya temiz suyla ıslatın.
  2. Her gözün çevresini ayrı bir pamukla temizleyin. Göze dokunmamaya dikkat edin.
  3. Göz çevresini pamuklu bir bez ile kurulayın. Uzun tüylü kedilerde göz çevresinde çapak oluşumuyla karşılaşabilmekteyiz. Bu çapağın temizlenmesi gerekir.

 

Kulak temizliği:

Kedilerin kulakları çok hassastır ve çok dikkatle temizlenmelidir. Kulağa hiçbir şartta hiçbirşey sokulmamalıdır. Kulak temizliğiyle ilgili kedi sahiplerinin yapabileceği en önemli şey dış bakıda kulakta iltihap, koyu renkli kulak kiri gibi durumların kontrolüdür. Bu gibi anormal durumlarda veteriner hekiminize başvurmanız gerekmektedir.

 

Diş temizliği

  1. Diş temizliğinin ve sağlığının devamı için diş fırçalamak çok önemlidir. Bu nedenle kedinizi küçük yaştan itibaren diş fırçalamaya alıştırmalısınız. Diş bakımı kedilerde diğer hayvanlara göre daha zordur.
  2. Kedinizin ağzını acıtmadan açın. Dişetleri pembe ve sert olmalıdır. Dişlerde kırık veya çürük olmamalıdır.
  3. Kediyi, diline küçük bir miktar özel kedi dişmacunu koyarak dişetlerinin pamuklu bir çubukla temizlenmesine alıştırın.
  4. Birkaç hafta sonra, küçük ve yumuşak bir diş fırçasıyla dişlerini fırçalamayı deneyin. Kedi diş macunu ya da tuzlu su kullanabilirsiniz.

Kedilerde Tuvalet Alışkanlığı

 

Exotic Shorthair

Exotic Shorthair

Kedilerde Tuvalet Alışkanlığı

Kedi doğal olarak temizdir. Üç haftalıktan itibaren annesinin rehberliğinde bir yavru sezgisel olarak “kazılabilir” yüzeyi olan bir tuvalet bölgesi seçer ve idrar ve dışkısını yapmak üzere oraya gider. Zamanla kedinizi biraz eğiterek, kedi tuvaletini kullanmasını başarabilirsiniz. Bir kedi için önemli olan ayağının altında kumu hissetmek, koku ve tuvaletin yeridir. Tabiki her zaman istisnalar vardır. Özellikle kısırlaştırılmamış erkek kediler idrarlarını ve üstü örtülmemiş dışkılarını alan belirleyici işaret olarak kullanırlar.

Kedinin kedi kumu tercihi

Ayaklarının altında hissettikleri kediler için özellikle önemlidir ve genel olarak, hissettiği ne kadar inceyse, o kadar hoşlanır. Kum çoğu kedi için çekici olduğundan çocukların oyun alanlarındaki kumların kediler tarsfından pisletilmiş olma olasılığı yüksektir. Tuvalet yerini ne kadar kazağı her kedi için farklılık gösterir.

Kedi kumu tercih ederken

Her kedinin kişisel kum tercihi olabilse de bizim de onlar için neistediğimiz konusunda tercihimiz vardır. Neyse ki, bizim tercihlerimiz genellikle onlarınkiyle uyuşur. Her ikimiz de kokuyu kontrol eden emici malzemeleri tercih ederiz. Yine de sizlere güzel kokan her zaman kedinize güzel kokmayabilir. İdrar ve dışkıyla topaklanan kumlar uzun tüylere kolayca yapışır ve tuvaletten dışarı taşınabilirler. Terciğiniz ne olursa olsun, erken çağda eğitimin daha verimli ve etkili olduğunu unutmamalıyız. Yavruyken alıştığı kumu, mamayı kedinizin yetişken de tercih etmesi büyük olasılıktır.

 

Kedi kumuyla tanışırken

Yavrular meraklı olurlar ve her tür kedi kumunu tatmaya kalkabilirler. Kedi kumuyla tanışırken yavru kedinizin yanında olun ve bunun ne için olduğunu anlamasına yardım edin. Sizin iyi bulduğunuz bir kokunun kediniz için çok rahatsız edici olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Eğer mümkünde ikisi de sizler için uygun olan farklı kedi kumu türleri doldurulmuş iki tuvalet ayarlayın. Kediniz tercih ettiğini kullanacaktır. Kedi tuvaletini kuytu ama kolay ulaşabilir bir yere yerleştirin. Kediler hareketli yerlerde tuvaletlerinin olmasını tercih etmezler. Doğal koşullarda farklı kediler nadiren aynı tuvalet yerini seçerler. Evinizde birden fazla kedi varsa, iki yada daha çok kedi tuvaleti kullanın.

 

Ev içi tuvalet sorunları

Bir kedi, kabının yerini beğenmediği yada ayağının altındaki dokudan hoşlanmadığı için tuvaleti kullanmayı reddedebiliyor. Kabı yeteri kadar sık temizlemiyor olmanız yada çok sık deterjan gibi yoğun kokulu dezenfektanlarla temizliyor olmanız da bir neden olabilir. Tuvalet problemi tıbbi bir sorunun da belirtisi olabilir. Örneğin anal keselerin tıkalı olması nedeniyle dışkılama sırasında acı oluşması, kedininizin bunun tuvaletinden kaynaklandığını düşünmesine yol açabilir. İdrarda bulunan kristaller, mesane ve idrar yolu iltihabı (bakteriyel sistit) gibi nedenler kedinizde ağrı oluşturup tuvalet alışkanlığında değişimlere neden olabilirler. Böyle bir durumdan şüphelendiğinizde veteriner hekiminize sorunu anlatarak danışabilirsiniz.

Kedilerde Doğum Öncesi Bakım

Anne kedi ve yavruları

Anne kedi ve yavruları

Kedilerde Doğum Öncesi Bakım

Kedilerin hamileliği yaklaşık dokuz hafta sürer ama bu sürenin ilk yarısında tipik bir hamile kedi, gebe olduğuna dair çok az belirti gösterir. Avlanır dinlenir ve genellikle normal davranır. Hamilelik hormonlarından biri olan progesteron hormonunun etkisiyle ve karnında sürekli artan bir ağırlıkla kısa zaman sonra aktivite düzeyini düşürerek ve daha fazla dinlenerek davranışlarını düzenler.

 

Kedim hamile mi?

Kedinizin hamile olduğundan şüpheleniyorsanız ilk olarak göğüs uçlarını kontrol edin. Bunlar gebeliğin üçüncü haftasından sonra daha belirgin bir hale gelip iyice pembeleşirker. Olası çiftleşmeden dört yada beş hafta sonra veteriner hekiminizin karındaki golf topu büyüklüğündeki şişlikleri hissetmesi mümkün olur. Ultrasonla ise üçüncü haftada fetusları görmek ve yaklaşık bir sayı vermek zaman mümkün olabilir. Beşinci haftadan sonra kedinizin karnı görünür şekilde büyür.

 

Hamilelik sırasındaki olası riskler

Doğmamış yavrular için en riskli dönem ilk üç haftadır. Hem ilaçlar, hem de hastalıklar sağlıklı gelişimi ciddi şekilde engelleyebilir. Örneğin anne feline infectious enteritis (FIE ya da panleukopenia) gibi bir hastalıktan etkilenirse, hayatta kalan yavruların ciddi beyin hasarıyla doğma riski çok artacaktır. Canlı panleukopenia aşısı dahi gebelik sırasında tehlikelidir. Bu sebeple anneden gelecek maternal antikor düzeyini arttırmak için hamilelikten önceki dönemde aşılamalar düzenli olarak yapılmalıdır. Irsi bağışıklığı arttırmak için kedilerinizi asla hamileyken aşılatmayınız. Evde hamile bir kedi olduğu zaman şayet başka kedileriniz varsa onları canlı aşılarla aşılatmayınız. Canlı aşı virüsü aşılanmış kediler tarafından maskelenebilir ve hamile kedininin fetuslarını etkileyebilir.

 

Hamilelik ve hormonlar

Hamilelik süresince progestoron üretimi hızla artar ve gebeliğin 35. günü civarında en yüksek seviyesine ulaşır. Bu kedilerin hamilelik süresince daha sakin tabiatlı olmalarına neden olur. Aynı zamanda karın görünür biçimde yuvarlaklaşır. Hamilelik en az 57, en fazla 70 gündür ama doğumdan birkaç gün önce dişi huysuzlaşır ve seçeceği korunağı arar. Yatak malzemelerini yeniden düzenler ve seçtiği korunağında gittikçe daha fazla zaman geçirir. Böylece burayı kendi kokusuyla işaretlemiş olur, bu da yavruların kendilerini evlerine alıştırmalarında yardımcı olur. Doğum yaklaştıkça annenin iştahı kesilir ve kasılmalar başlayıncaya kadar yuvasında huzursuzca dolanır.

 

Hamilelikle ilgili dikkat edilmesi gereken hususlar

1) Eğer doğacak yavruların bir kısmını verecekseniz, bunun için gerekli araştırmayı kedinizi çiftleştirmeden önce yapmanız daha faydalı olacaktır.

2) Kediniz fiziksel olduğu kadar duygusal olarak da olgunlaşmadan hamile kalmasına izin vermeyin.

3) Hamilelik süresince ve özellikle emzirme döneminde kedinizin iyi beslenmesine dikkat edin.

4) Kedinizi ve çiftleşeceği babayı FIV yada FeLV gibi virütik hastalıklar taşıyorlar mı diye test etmek iyi bir seçenek olabilir.

5) Kedinizin doğanın kanununu izlemesine ve yabani bir kediyle çiftleşmesine izin verirseniz FeLV, FIV, FIP gibi hastalıklara yakalanma riski oluşabileceğini aklınızdan çıkarmayınız.

Kediler Nasıl İletişim Kurar?

Kedi İletişim yolları

Kediler Nasıl İletişim Kurar?

Kediler diğer kedilerle çok iyi bizimle ise daha zayıf bir şekilde iletişim kurarlar. Sosyal ilişkilerin kediler için taşıdığı anlam insanlar için taşıdığı anlamdan çok farklıdır. Araştırmalara göre bizim gülümsememiz veya köpeklerin kuyruk sallayışının kedi iletişiminde bir karşılığı yoktur. Kedilerin bilgi alış verişi daha çok ses, dokunma, koku ve görsel ifadelerle olur.

Kedileri anlamak

Kedilerin tam olarak ne yaptığı veya ne ifade etmek istediği konusunda kolayca yanılabilirsiniz ama deneyimle ne istediklerini anlamayı öğreniriz. Çoğu kaynakta kedi sesleri üç kategoriye ayrılmıştır.

1)Mırıltılar

Bunlara mırlama ve beraber yaşadığı insanı karşılamada kullanılan sevinçli cıvıltı sesleri dahildir. Mırlamanın kaynağıysa hala anatomik bir sır olmayı sürdürmektedir ve oluşum mekanizması tam olarak çözülememiştir.

2)”Sesli harf” sesleri

Klasik “miyav” bağlama göre değişir. Kediler miyavlamalarla konuşur. Sizden birşey talep ettiğinde şikayet ve şaşkınlıklarını belirtmek istediklerinde miyavlarlar. Zamanla hangi seslerin neyi ifade ettiğini anlamanız kolaylaşacaktır. Siyam ve yakın akrabaları yüksek sesle miyavlama konusunda kötü bir üne sahiptirler.

3)Yüksek tizlikte sesler

Bu sesler genellikle diğer kediler için kullanılır fakat bazı yüksek tizlikte sesleri kedi sahipleri ve veteriner hekimler de iyi bilirler 🙂 Açık ağız, biçim değiştirerek farklı sesler üretir. Homurdanma, sinirli homurdanma, tehtidkar hırlama yada tıslama, korku yada acı çığlıklarıyla dişinin yüksek tizlikteki çiftleşme iniltileri aynı şekilde üretilir.

Beden dili

Beden dili, kedilerin diğer kedilerle ve insanlarla iletişimde tercih ettiği önemli bir metottur. Görsel iletişimin tüm biçimlerinde kulaklar ve kuyruk kedinin en etkin kısımlarıdır. Kedi beden dili en fazla “git buradan” işareti vermek konusunda gelişmiştir. Saldırgan ve savunmacı hareketleri kolayca anlaşılacak kadar basittir. Saldırgan bir tavır doğrudan göz teması, sıklıkla buna eşlik eden kısılmış gözbebekleri ve aniden saldırmaya uygun bir duruşla ifade edilir. Baş ve bıyıklar öne yönelmiştir ve kulaklar arkaya doğru yatay bir biçim almışlardır. Korku çömelerek ifade edilebilir. Bu kedinin kendini güvende hissetmediği durumlarda kullandığı en yaygın davranıştır. Kedi kendisini tehtid altında hissediyorsa bunu bir yana yuvarlanıp savunmaya yönelik olduğu varsayılabilecek diş ve pençeleri gösteren bir pozisyon alarak belli eder. Tüyler tüm vüvutta esneyebilirler. Korku artınca kedi iyice çömelir göz bebekleri büyür ve kulakları da başının arkasına doğru yatar.

Kediler çok sosyal hayvanlardır ve farklı mizaçlara sahiptirler. Bunların dışında kalan davranışları çözümlemek için kedilerle bir süre zaman geçirmek gereklidir. Genellikle zamanla çevreye ve yaşadığı bireylere uyumla birlikte kedilerin davranışları belirli bir düzene oturmaya başlar.

Kedi ve Köpeklerde Tüy Dökülmesi ve Alınacak Önlemler

kediveköpekvitaminleri

kediveköpekvitaminleri

Kedi ve Köpeklerde Tüy Dökülmesi ve Alınacak Önlemler

Kedi ve köpeklerde tüy dökülmesi nerede her evde ortak bir problem haline gelmiş durumda. Tüy dökülmesi aslında birkaç farklı sebepten dolayı görülebilmektedir. Birincisi mevsime bağlı tüy dökülmeleri mevsim geçişlerinde olan tüy dökülmesi yazdan kışa geçişte veya kıştan yaza geçişte görülebilmektedir.

Bu dönemde yazlık tüyler değiştirilip kışlık kalın yünlü tüyler çıkar. Diğer durumda ise kışlık yoğun Yapağılı tüyler dökülüp yazlık daha kısa tüylerin çıktığı durumlar olmuştur. Bu dönemlerde tüylerin dökülmesini yavaşlatacak veya daha az dökülmesini sağlayacak yöntemler mevcuttur. Bunları sırasıyla keşfedelim. Birincisi tüylerin yoğun bir şekilde taramaktır ve bu sayede dökülmeye yüz tutmuş tüyleri deriden ayıracaksınız ve çok fazla tüy dökülmeyecektir. Bunun yanında taramak yerine tıraş da ettirebilirsiniz. Tıraşı çok fazla önermiyoruz ama bu tüyler eğer birbirine çok dolaşmış ve keçeleşmiş ise tıraştan başka çözüm yoktur. Diğer yapılması gereken deri ve tüy sağlığını destekleyen balık içerikli kedi kuru maması veya köpek kuru maması kullanmanızdır. Bunun içerisinde ki omega 3 omega 6 oranları daha yüksek olup deriyi çok daha fazla destekler ve korur. Üçüncü yapılması gereken kısım biliyorsunuz deri proteini seven ve derinin bütünlüğünü sağlanmasını isteyen bazı vitamin mineral takviyeleri gerekir. Bunların başında A vitamini , Çinko, E vitamini ve protein ekstratları gelmektedir.

Tüy döküntülerinin diğer bir sebebi içeriği düzgün hazırlanmayan gıdalarla beslenmekte olmaktadır. Çünkü az öncede belirttiğim gibi deri beslenmeye ve desteklenmeyi sever bu süreç içerisinde de beslenmeye ihtiyaç duyar. İçeriği düzgün hazırlanmayan gıdalar ile beslenmenin sonucunda da tüy döküntüleri yoğun bir şekilde görülmektedir. Burada yapılması gereken az öncede belirttiğim gibi içeriği kaliteli eksiksiz ve dengeli biçimde hazırlanmış balık içerikli gıdalarla beslemektir. Balığın deriyi tamir edici ve besleyici özelliği vardı ve balık içerikli beslenmelerde içerisinde bulunan esansiyel yağ asitleri sayesinde tüylerin daha güçlü ve parlak olmasını sağlamaktadır. Bunun için bazı balık içerikli tavsiyeler. Ringa balığı, somon balığı , hamsi balığı, tuna balığı, pasifik balığı, uskumru, kaya ve dil balığı sayılabilir.

 

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

 

Sağlıklı Köpekler İçin Basit İpuçları

Yorkshire Terrier

Yorkshire Terrier

Sağlıklı Köpekler İçin Basit İpuçları

 

Uzun zaman bekleyip bir köpek sahiplendikten sonra o artık evimizin bir bireyi bir ferdi oluyor. Bizim ona karşı artık hayat boyu bir sorumluluğumuz gelişmiş oluyor. Bu sorumluluk neticesinde onun daha kaliteli ve keyifli yaşam sürebilmesi için elimizden gelenin en iyisini yapmak isteriz. Sonuç olarak oda bir canlı ve bir takım istekleri ve o istekleri doğrultusunda da hayatını devam ettirilebilmesi gerekmektedir. Burada bize düşen onun yaşam kalitesini ve bakımını arttırarak daha sağlıklı bir hayat sürmesini sağlamaktır. Bunun içinde birkaç küçük ipucuna ihtiyaç duyarız bu ipuçları devamlı sürekli hale geldiğinde bağışıklığı güçlü bir köpek haline gelir. Bu süreçte küçük dostumuz çok az sorun ve stresle karşılaşmış oluruz.

Köpeklerin birkaç farklı besleme çeşitleri mevcuttur. Bunlar kuru köpek maması ile besleme çiğ besleme, ev artıklarıyla beslemedir. Unutulmamalıdır ki köpeklerin ne olursa olsun tam ve dengeli bir içerikle beslenmesi, yaşam kalitesini ve ömrünü uzatacak bir takım problemlerin görülme oranını da azaltacaktır. Önceliğimiz tam ve dengeli içerik ile beslemektir. Bunun için kuru köpek maması kullanabilir, çiğ besleme yapabilir, dengeli pişmiş gıdalar verilebilmektedir.

İkinci husus olarak gıdayı dengeli biçimde düzenli olarak verdikten sonra tüy değiştirme dönemlerinde veya soğuk havalarda düzenli olarak köpek vitamin ve mineralleri verilebilir. Ek takviye olarak omega 3 , omega 6, EPHA, EDHA balık yağı takviyeleri yapılması çok önemlidir. Hem Metabolizmanın aktif çalışmasını sağlayacaktır. Hem de vücut için gerekli köpeğin kendisinin üretemediği dışardan zorunlu olarak olması gerektiği esansiyel yağ ve aminoasitleri sağlamaktadır. Bu takviyeleri hem bağışıklığı aktif bir köpek olmasını sağlauacaktır hemde iyi dengeli beslendiği için parlak dökülmeyen tüylere sahip olmasını sağlayacaktır. Diş ve tartar oluşumunun önüne geçmek için köpeğinizi küçük yaşta diş fırçalamaya alıştırmanız gerekmektedir ve ara sıra da olsa diş tartarı oluşumunu engelleyen doğal kemikler verilebilir. Köpeğinizin düzenli olarak uygun tarak fırça ile taranması da deri ve tüy sağlığını destekleyecektir. Hem de derinin hava aldığı için kokunun oluşmasının önüne geçecektir.

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ

Kedi ve Köpeklerde Yaşlılık ve Biyolojik Değişiklikleri

kediveköpek

kediveköpek

Kedi ve Köpeklerde Yaşlılık ve Biyolojik Değişiklikleri

 

Yaşlanma kedi ve köpekler için belki de hiçbir zaman istemeyeceğim bir durum. Evcil dostumuzun yaşlanarak bir takım değişikliklere uğraması ve değişmesi bizi üzebilir ama bu doğanın konunu her canlı doğar yaşar ve en son ölür. Bizim burada ki görevimiz ona güzel kaliteli ve mutlu olabileceği bir yaşam hazırlamaktır. Yaşlanmayla birlikte kedilerin ve köpeklerin vücutlarında bir takım biyolojik değişiklikler meydana gelir şimdi bu değişiklikleri sırasıyla inceleyelim.

1.Doku yapısı ve kompozisyonu

Yaşlanmayla birlikte kas kütlesinin azalması , deri elastikiyetinde kayıp, yağ miktarında artış fiziksel aktivitenin azalması ve hücresel bir takım yaşlanmalar meydana gelmektedir. Hücresel gelişme büyüme ve gelişme sırasında hızlıdır. Sonrasında yetişkinlik döneminde durur ve sonrasında yavaş yavaş azalır.

2.Metabolik değişiklikler

Metabolizma hızı genç hayvanlarda hızlı ilerler , yetişkin canlılarda stabil, yaşlılarda ise düşük seviyededir. Yaşlılıkta ilaçların metabolize olma oranı düşüşe geçmektedir. Yaşlı bir köpeğin veya kedinin günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirdiği ve iştahının azaldığı görülmüştür. Bu yüzden veteriner hekimler ve evcil hayvan sahipleri yaşlıların gereksinimlerini genç ve yetşkinlere oranla daha farklı seçmelidir.

3.Kardiyovasküler değişiklikler

İnsanlarda yaşlılıkla birlikte seyrettiği en iyi bilinen hastalıklar kardiyovasküler hastalıklardır. Kalp fonksiyonlarının azalması yaşlılarda genellikle görülen birdurumdur. Köpeklerde bu oran 9-12 yaşlarda %25 12 yaşından büyüklerde ise %40 civarındadır. Yaşla birlikte kalbin kasılma gücü ve kalp kapakçıkları zayıflayabilir. Bunun için çeşitli takviyeler ve kalp kasını tekrardan güçlendirecek çeşitli egzersizler veya besin takviyeleri yapılabilir.

4.Ürolojik Hastalıklar

Böbreğin yaş ile birlikte hacim kapasitesi ve işlevsel yönüde azalır. Böbrek yetmezliğinde böbrek nefronlarının az çalışmasına neden olabilecek herşey düşünülür. Su miktarının azalması , çeşitli zehirlenmeler, aşırı ilaç tüketimi, yüksek protein diyetleri renl hastalıklara neden olmaktadır.

5.Deri

Deri ve kıl örtüsü değişiklikleri genellikle yaşlılığın en belirgin göstergesidir. Yaşlanmayla birlikte deri parlaklığını yitirir, deri kurur, elastikiyetini yitirir, kıl dökülmeleri ve depigmentasyon oluşabilir. Kıl örtüsünde ki genel kondüsyon kaybına , muhtemelen hayvanın kendi kendine yaptığı temizleme işleminin azalması, çeşitli hormonal bozukluklar da deride bir takım bozulmalara neden olmaktadır.

 

Kedilerin 7 yaşından sonra yaşlı kuru kedi maması yemesini öneriyoruz. Köpeklerin ise yine 7 yaşından sonra yaşlı kuru köpek maması yedirmenizi öneriyoruz…

 

Veteriner Hekim Mehmet KOÇ